Biliyorsunuz Köyümüzün Facebookta da Sarancı'nın Mustafa ve Nesimi Kaçar'ın başkanlıklarını yaptığı 2 tane Grubu vardır. Oradan alınan bilgileri aşağıya biraz da yorum katarak ekledim. Buyrun.
Köyümüzüm TARİHİ
Eski adı Beci olan köyün kökeni, Mamalı Aşiretinin Becili Cemaati'dir.
II. Beyazıd döneminde Beciler ismiyle bir köy bulunmaktadır.
Köyün, daha önce Evren ile Çamlıca köyleri arasında "Yıkık Cami" denen yerleşim yerinde oturduğu, ancak bir veba salgınından sonra köy halkının burayı terk edip şimdi bulunduğu yere yerleştiği anlatılmaktadır. 1980 den sonra köyüm ismi çevrede çok yetişen çam ağaçlarından dolayı Çamlıca adını almıştır. Ancak bu bazen Ermenek Çamlıca’sı ile karıştırılmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple civar köylerde halen Beci diye bilinir.
FİZİKİ YAPISI
Mut - Ermenek karayolu üzerinde yer alan köy, Mut'tan Ermenek'e giden ve Ermenek'ten Mut'a gelen arabaların mola vermeleri gereken bir yerde bulunmasından dolayı önemli bir uğrak yeridir. Mola yerinde buz gibi suyu ve asırlık çınarları vardır.
Merkez köy statüsünde olan Çamlıca'nın, kırsal kesimde üç yerleşim yeri vardır. Suyun doğusunda Eski Köy, batısında nispeten hayvancılık yapmaya elverişli dağınık vaziyetteki Kale Civarı ve yeni yerleşime açılan Aşağı Sala dır.
İSTATİKİ BİLGİLERİ
2005 yılı nüfus sayımına göre 270'i kadın, 299'u erkek olmak üzere nüfusu 569; hane sayısı 170'dir. il merkezine 195, ilçe merkezine 35 km uzaklıktadır. 1985 yılında kadastro çalışmaları tamamlanan köy 10022 dönümdür.
GEÇİM KAYNAKLARI
Köyün geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır. 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 313 sığır, 650 koyun, 2000 keçi, 20 at, 684 tavuk bulunmaktadır. Köyde 1982 yılında Çamlıca Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuş, 1995 yılında da 100x2 Süt Sığırcılık Projesi hayata geçirilmiştir. Kayısı, üzüm, nar, incir, zeytin gibi meyve ve diğer bir çok bahçe sebzeleri yetiştiriciliği gibi Akdeniz İklimine mahsus ürünler organik olarak bolca yetiştirilmekte ayrıca doğada kendi haline yetişen ve ekonomik değeri de hayli fazla olan kuru veya yaş Kuzu Göbeği, Geğil veya Gevil diye de bilinen Kapari gibi ürünlerin ticareti de büyük önem taşımaktadır.
Köyün, sağlık evi, köy konağı, içme suyu, su deposu ve umumi WC'si ile 35 km asfalt yolu bulunmaktadır. Ayrıca köyde 2 Hızar, 2 Değirmen 2 Bakkal, Lig maçlarını izlemek için 2 Kahvehane, 1 Kuaför ve her yarım saate Mut a ring seferler düzenleyen Mut Taşıyıcılar Kooperatifine ait 1 Minibüs vardır.
ULAŞIM
Köyümüz Ermenek-Mut karayolunda kurulu olduğu için ulaşım hiçbir zaman sorun olmamıştır. Her sabah çevre köyleri de dolaşarak yolcularını Mut a ulaştıran köy minibüsü gün içinde de her yarım saate bir ring seferler düzenleyerek tüm köylüleri ilçe merkezine taşımaktadır. Ayrıca gün içinde Ermenek tarafına giden kışın 2, yazın ise 3 ayrı otobüs ve sayısız minibüs seferleri vardır. Bütün bunların dışında işlek bir yol olması sebebiyle özel araçlarıyla gidenlere otostop yapmak mümkündür.
TARİHİ, TURİSTİK VE YERALTI ZENGİNLİKLERİMİZ
Köyünüzün tarihi, turistik yerleri çok fazladır. İlk akla gelen köyün karşısındaki tepede artık ayakta duvarları bile kalmayan Kale dir. Adıras dağının ve yaylaya giden yol üzerinde kayaların yüzünde bir çok tarihi mezar ve kabartma heykeller bulunmaktadır. Bulunduğu çevreye hakim durumdaki kuş uçmaz yol geçmez sarp kayalıklarla dolu Adıras Dağı (Adras-Adrassos diye de bilinir) eskiden beridir sırtını dağlara dayayanlara iyi bir sığınak yeri olmuş, bir çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Ermenek yöresinin Anadolu’da Osmanlının eline en son geçen yer olması da bu sebeplerledir. Adıras Dağı’nın kayaları bir çok işletmeciye fikir vermiş, artan inşaat faaliyetleri ve asfalt yolların hammaddesi çakıllar için uygun bir yerde Taş Ocağı ya da Mermer Ocağı kurmak için fizibilite çalışması yaptıran ya da Ocak Ruhsatı alanlar olmuştur ancak henüz bir faaliyet yoktur.
“BECİLİ ŞAKASI’NIN” KÖKENİ
Köy, yaklaşık 40 sene önce yaşandığı anlatılan şaka ile ünlüdür. "Köye, Ermenek'ten eşeğiyle tak tak helva satan bir seyyar satıcı gelir. Satıcı helvayı çok fazla fiyata satmak istemektedir. Köyün gençleri ne kadar pazarlık ederlerse etsinler satıcı bir türlü indirim yapmaz. Bu duruma çok sinirlenen gençler helvacıya bir şaka yapmaya karar verirler ve helvacının eşeğini iple bağlayıp gece köy camisinin damına çıkarırlar. Ertesi gün satıcı eşeğini ne kadar aradıysa bulamaz. Bu arada köyün imamı sabah ezan okumaya başlayınca eşek anırmaya başlar. Eşeği caminin damından indirmenin oldukça zor olacağını gören helvacı, köylülere (gençlere) bedava helva vermenin karşılığında eşeğini indirtir ve olay tatlıya bağlanır. Ama o günden sonra Beci adı duyulunca herkesin aklına 'Becili Şakası' gelir"... Hatta derler ki : Eğer birisi Beciye gitmiş te ona “Becili Şakası” yapılmamışsa ona “Sen Beci’ye gitmemişsin” denirmiş. Onun için ilk defa Beci’ye giden birisi her an bir köşeden çıkacak “Becili Şakası” na hazırlıklı olsun yoksa milletin diline düşer sonra “Bir şakayı bile kaldıramayan kişi” olarak.
(Bu bilgiler Facebook’taki Çamlıca(Beci) Grubu Tanıtım Sayfasından alıntı yapılmıştır. (
http://www.facebook.com/group.php?gid=89107750467) Bazı eklemeler yapılmıştır. Bu bilgileri bizimle paylaşan arkadaşa Teşekkür ederiz)